Bir Adadır Yaşamak

0
121

Bir yalnızlık okyanusundaki bir adadır, yaşam. Kayaları umuttur adanın, ağaçları düş; çiçekleri ıssızlıktır, dereleri özlem.
Ey dost, senin yaşamın diğer adalardan ve topraklardan ayrılmış bir adadır. Limanlarından kaç gemi yelken açarsa açsın başka iklimlere, kaç gemi varırsa varsın limanlarına, sen yine, yalnızlığın ıstırabıyla inleyen ve mutluluğu özleyen ıssız bir ada olarak bir başına kalacaksın. En yakın dostuna bile meçhulsün, onların ilgi dolu sevgisinden ve anlayışından çok uzaklardasın.
Ey kardeşim, senin, altın kümeciklerinin üzerine oturmuş, zenginliğine sevinerek, hazinelerinle gurur duyarak, topladığın her avuç altının, diğer insanların tutku ve düşüncelerini seninkilere bağımlı kılan görünmez bir halka olduğuna inanıp güvenlik duyduğunu görmüşümdür.
Aklımda seni, düşmanlarının kalelerini yerle bir etmek tasarısıyla ordularına kumanda eden bir fatih gibi görmüşümdür. Ama sana bir kez daha baktığımda, senin yerinde, altın kasalarının ardında çırpınan bir yalnız yürekten ve kapatıldığı altın kafeste boşalmış su kabının karşısında kalakalmış susamış bir kuştan başka bir şey göremedim.
Ey kardeşim, seni, çevrende kral diye kabullenmiş, sana başardığın büyük işlerin övgüsü olan şarkıları söyleyen, senin akıl gücünü öven ve sanki bir yarı-tanrının huzurundaymışlar gibi, hatta gök- kubbenin coşkusunu bile bastıran coşkunluk belirtileriyle sana bakman insanların arasında görkemliliğin tahtına kurulmuş olarak görmüşümdür.
Ve sahip olduğun bunca nesneye bakarken, yüzünde, sanki onların ruhu senmişsin gibi mutluluk, güçlülük ve zafer belirtilerinin oynaştığını görmüşümdür.
Ama bir kez baktığımda seni, tahtının yanı başında durup, sanki görünmez hayaletlerden içinde sıcaklık ve dostluktan başka hiçbir şey bulunmasa da kabulün olan bir sığınak dilercesine elini her yana uzatan, kendi yalnızlığıyla baş başa kalmış bir insan olarak bulmuşumdur.
Ey kardeşim, seni, güzel bir kadının karşısında kendinden geçmiş, çıkarıp yüreğini onun güzelliğinin mihrabına koyarken görmüşümdür. O kadının sana içtenlikle ve şefkatle baktığını görünce de kendi kendime, “Yaşasın, bu adamın yalnızlığını silen ve yüreğini bir başka yürekle birleştiren Sevgi,” demişimdir.
Buna karşın, sana bir kez baktığımda, senin sevgi dolu yüreğinin içinde, sırlarını bir kadına açıklayabilmek için boşuna hıçkıran yapayalnız bir yüreğin daha durduğunu ve sevgiyle dolu ruhunun ardında, sevgilinin gözlerinden yaş olup akabilmek için boşuna çırpman bir bulut gibi dolanan yalnız bir ruhun daha bulunduğunu gördüm.
Ey kardeşim, yaşamın diğer insanlarının konakları, yerlerden ayrık, ıssız bir konaklama yeridir.
Hiçbir komşunun, içine göz atamayacağı bir yuvadır. Karanlığa gömülecek olsa komşunun kandili onu aydınlatamaz. Erzağı tükense, komşunun ambarları onu dolduramaz. Bir çölde olsa, başkalarının elleriyle bellenip çiçeklendirilmiş bahçelere sokamazsın onu. Bir dağın doruğu olsa, başkalarının ayak izleriyle çiğnenmiş olan bir vadiye indiremezsin onu.
Ey kardeşim, senin ruhunun yaşantısı, ıssızlıkla çepeçevre sarılmıştır ve eğer bu ıssızlık ve tek başınalık olmasa ne sen SEN, ne de ben BEN olabilirdik. Eğer bu ıssızlık ve tek başınalık olmasaydı, senin ağzından çıkan sözcüklerin benim ağzımdan, çıktıklarına inanır; ya da senin yüzüne baktığımda aynadan kendi yüzümü seyrediyorum sanırdım.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı giriniz